Çocuklarda Görülen Davranış Bozuklukları
Çocuklarda görülen davranış bozukluklarına değinmeden önce davranış ve uyum kavramlarına değinmek gerekir. Davranış, bireyin dışarıdaki tüm insanlarca da doğrudan doğruya gözlemlenebilecek tüm eylemleridir. Uyum ise bireyin sahip olduğu özelliklerinin kendi benliğiyle içinde bulunduğu çevre arasında dengeli bir ilişki kurabilmesi ve bu ilişkiyi sürdürebilmesidir.
Çocuklarda görülen davranış bozuklukları, çocuğu ve aileyi olumsuz yönde etkileyen, diğer insanların temel haklarının çiğnendiği çocuğun yaşına uygun toplumsal kuralların hiçe sayıldığı davranışlardan oluşan bir durumdur. Çeşitli ruhsal ve bedensel sebeplere bağlı olarak çocuğun iç çatışmalarını dışarı yansıtması sonucu ortaya çıkan bir problemdir. İnsan ya da hayvanlara karşı agresyon, öfke tepkisiyle kendini gösterir.
Yaşanan sorunun çocuğun bulunduğu gelişim döneminden mi kaynaklandığını yoksa gerçek anlamda bir bozukluğu mu olduğunu anlamak için şu noktalar göz önünde bulundurulmalıdır. Davranışın çocuğun gelişim dönemine uygunluğu, davranışın sıklığı, davranışın yoğunluğu, davranışın sürekliliği, bir davranışın başka bir davranışa eşlik etmesi, cinsel rol beklentileri, çocuğun geçmiş yaşantılarının incelenmesi ve problemin dışa vurulmaması gibi faktörler göz önünde bulundurulmalıdır.
Davranışın Çocuğun Gelişim Dönemine Uygunluğu:
Davranış belli bir gelişim döneminde görülen geçici bir durum olabilir. Her gelişim döneminin kendine özgü davranışları vardır. Bu nedenle de çocuğun içinde bulunduğu gelişim döneminin özelliklerini bilmek çok önem arz etmektedir. 2 yaş çocukları hareketlidir ve istenilen her şeyi yapmazlar. Bu yaşta çocuklar özerk birer birey olduklarını öğrenirler. Dolayısıyla kendileri istemediği sürece altlarının değişmesini istemezler ve öpülmeyi reddederler. 2-6 yaş çocukları yalan ile yalan olmayanı ayırt edemezler. Bu sebeple bu yaştaki çocukların anlattıkları yalan olarak kabul edilmemelidir. Ancak 11-14 yaşlarındaki çocukların söylediği yalan anormal bir davranış olarak kabul edilmelidir. 5 yaşa kadar olan gece altına ıslatma durumu, 2-3 yaşlarında ortaya çıkan uyku bozuklukları, kısa süreli konuşma bozuklukları endişe verici değildir.
Davranışın Sıklığı:
Çocuğun yaptığı davranışın ne kadar sıklıkta meydana geldiği önemlidir. Ara sıra; söz dinlememek, evde huysuzken dışarda uysal olmak, yaramazlık yapmak olağan davranışlardır. Ancak okulda ve çevresinde söylenilen her şeye zıt tepkiler gösteriyor ise psikolojik açıdan incelenmelidir.
Davranışın Yoğunluğu:
Davranışın şiddeti arttıkça sorun sinyali verir. Örneğin; 5 yaş çocuklarda öfke ve huysuzluk normalken bu davranış kendisine ve başkasına zarar verme boyutuna gelirse davranış bozukluğu kategorisine girer.
Davranışın Sürekliliği:
Çocuğun belirli bir davranışı ısrarcı bir şekilde ve uzun süre devam ettirmesidir. Süreklilik gösteren davranışlar ile bir süre var olup daha sonra kendiliğinden ortadan kaybolan davranışlar aynı kategoride tutulmalıdır. Örneğin; kardeş kıskançlığı sebebiyle hırçın ve huysuz olan çocuğun davranışı normal olarak değerlendirilebilir. Ancak çeşitli sebeplerle sorunların sürmesi uyumsuzluk olarak nitelendirilir.
Bir Davranışa Başka Bir Davranışın Eşlik Etmesi:
Örneğin; çocukta sadece alt ıslatma davranışı olması yeterli değildir. Buna ek olarak kekemelik, korku, kaygı gibi durumlar da söz konusu ise bu durumda davranış bozukluğu olduğu söylenebilir.
Cinsel Rol Beklentileri:
Erkek çocukların kız çocuklara oranla daha saldırgan olmaları beklenirken, davranışları ile erkeklere benzer saldırgan tavırlar sergileyen kız çocukların davranışları anormal davranış kategorisine girer.
Çocuğun Geçmiş Yaşantılarının İncelenmesi:
Çocuğun geçmişteki uyumunun ve olumlu özelliklerinin de incelenmesi gerekmektedir. Geçtiği gelişimsel dönemlerde sapmaları olan çocuklarda aile desteği ve aile tutumlarının olumlu ya da olumsuz olması nedeniyle geçici ya da kalıcı uyumsuzluk durumu oluşabilmektedir.
Problemin Dışa Vurulmaması:
Çocukların hepsi içsel sorunlarını dışa vuramaz. Dışarıdan herhangi bir belirti göstermediği halde içinde birçok problem yaşayan çocuk, bir davranış problemi yokmuş gibi gösterebilir fakat çocuğun her zaman uyumlu ve dengeli davranması beklenemez. Yaşadığı problemlerin üstesinden tek başına gelmeye çalışması ve yorulması sonucu belirtiler göstermeye başlayabilir.
Çocuklarda görülen uyum ve davranış bozuklukları; alışkanlık bozuklukları, davranış bozuklukları ve duygusal bozukluklar olarak üç başlık altında incelenebilir. Alışkanlık bozuklukları; parmak emme, tırnak yeme, alt ıslatma, dışkı kaçırma, mastürbasyon, saç koparma şeklinde kendini gösterir. Davranış bozuklukları; yalan söyleme, çalma, inatçılık, zarar verme, saldırganlık şeklinde kendini gösterir. Duygusal bozukluklar ise; korku, kaygı, çekingenlik, tik bozuklukları, kekemelik, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları şeklinde kendini göstermektedir.
Çocuklarda Görülen Davranış Bozukluklarının Belirtileri
Çocuklarda görülen davranış bozukluklarının belirtileri çocukta insan veya hayvanlara karşı öfke tepkisiyle kendini gösterir. Zorbalık, göz korkutma, tehdit etme, fiziksel kavga başlatma, ciddi yaralanmalara sebep olabilecek nesne kullanma, çalma, birini zorla cinsel aktiviteye zorlama, okuldan kaçma, madde kullanımı, insanlara ve hayvanlara acımasızca davranma, eşyalara kasıtlı olarak zarar verme, geceyi dışarda geçirme, alt ıslatma sıklıkla mastürbasyon yapma vb. Belirtiler gösterir. Bunlar dışında belirti göstermeyen davranışlarda bulunmaktadır.
Çocuklarda Görülen Davranış Bozuklukları Neden Olur?
Çocuklarda görülen uyum ve davranış bozuklukları; dikkat çekme isteği, ebeveyn ihmali, çocuğun fiziksel, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmaması, çocuğun koşullu sevgi görmesi, kaygılı, depresif, öfkeli ebeveyn, kaza ve şok geçirme, çocuğun engelinin olması, kalıcı ve uzun süreli tedavi gerektiren rahatsızlıklar, kişilik farklılıkları, anne baba tutumları, parçalanmış aile ortamı, anne baba arasındaki iletişim bozuklukları, salgı bezlerinin az ya da çok çalışması, çocuğun her isteğinin yapılması veya isteklerinin önemsenmemesi, aile içi şiddet, fiziksel, psikolojik ve cinsel istismara maruz kalma, arkadaşları tarafından beğenilme ve onaylanma isteği, kitle iletişim araçlarının olumsuz etkisi, kalıtım, uyuşturucu ve silaha kolay erişim, suça yatkın olan kardeşin varlığı, tutarsız ebeveynlik, sıkı disiplin sebebiyle ortaya çıkabilmektedir.
Çocuklarda görülen davranış bozukluklarının altında; anlaşılma isteği, güven duyma ve güvenilme, bağlanma ihtiyacı, sevilme isteği, bağımsız olma ihtiyacı, olduğu gibi kabullenilme ve sevilme ihtiyacı kendisine, istek ve kararlarına saygı duyulması gereksinimlerinin karşılanması ihtiyacı vardır. Çocuğun ihtiyaçlarından biri veya birkaçı karşılanmadığında çocuk; intikam alma, hesaplaşma, görülmeye çalışma, ilgi görmeye çalışma, dikkat çekmeye çalışma yollarına başvurur. Çocuk hedefine bu yollarla ulaşıyorsa ebeveynleri farkında olmadan çocuğun olumsuz davranışlarını pekiştiriyor veya ödüllendiriyorsa çocuk, bu davranışları tekrarlama eğilimi gösterir.